Uzunköprü Ses Gazetesi
Çağdaş Uzunköprü'nin Sesi

Arşiv

Yorum 

Konuşulması gereken..

İnsan düşe kalka yaşadıkça ve dersler çıkarmayı becerebildikçe yanlıştan doğruya ulaşır.

İnsanı yanlıştan doğruya ulaştıran şey bilgiyi edinmesi, sınaması ve insanlarla paylaşarak toplumsal dönüşümün bilgi dinamiği olarak kullanıma sunmasıdır.

            Bilginin toplumsallaşması, yani yanlıştan doğruya ulaşma bizim gibi kitlesel örgütselliği Osmanlı yönetim anlayışı ile boğazlanmış kadavrasına, “Vatandaş devlet içindir!” anlayışı enjekte edilmiş ülkelerde kolay bir iş değildir. Kolay iş olmadığını, Ulusal kültürün harekete gebe fidelerini budayıp yerine plastik güller ekerek, “Ulusal kültür değerlerimiz!” diye yutturmaya çalışanların bolluğunda yaşadık, yaşıyoruz.

            Atatürk’ün, ulusal kültürle ilgili sözlerini kafalara yerleştirmek yerine, duvarlara ve pankartlara yazmakla işi götürmeye çalışan kafa bolluğunda, “Çürüyen kök filiz vermez, kurda yem olur!” hesabı yalanın paslı dişleri arasında son bulur.

            Sonuçta, gün gelir..

Köyler, Yağma Hasan ağanın çiftliği...

Kasabalar, “Salla başını al maaşını!” anlayışlı bürokratlarla, “Parti Genel Merkezlerinin genel başkan sözü dinleyen terbiyeli çocuğu yerel siyasetçi” anlayışının egemen olduğu büyük köy..

Kentler ise, 1930’ların yeri göğü mafya kırıklarıyla dolu Amerika’sının günümüze uyarlanmışı olur çıkar.

            1930’ların geleceğe bakan yurttaşı, günümüzün siyasi palavralarla uyutulan vatandaşı ülke insanımız ise, verginin her çeşidini ödeyerek hak ettiği devlet hizmetini almak için Medine dilencisine çevrilir.

Gelinen noktada enine boyuna konuşulması gereken de budur.

 

 

 

ANMA GÜNÜ

            Uğur Mumcu, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu, gören duyan düşünen konuşan ve yazan az sayıda ki aydınımızdan en önde yürüyeniydi.

            Türkiye gibi bir ülke de, aydın olmanın ağır sorumluluğunu bilen, bilgisini, karanlıkları aydınlık kılmak için eyleme dönüştüren, örnek aydın insan Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993 günü aracına konan bomba ile katledildi..

            Her koşulda, Atatürk ilkelerinin taviz vermez savunucusu olan Uğur Mumcu’yu, katledilişinin 4. yılında düzenlenen etkinliklerle anarken, bu cinayetlere sessiz kalan çoğunluğumuzun katkısıyla ikibine üç kala, faili meçhul(!) cinayetler ve tarikat rezillikleri cennetine dönüştürülen bir ülkenin yaşayanı olmanın burukluğunu yaşıyoruz..

            Yaşadığımız bu burukluk nedeniyle, 25 Ocak 1993 günü ülkenin meydanlarına akan ve 24 Ocak 1993 tarihini milyonlarca Uğur’un doğum günü ilan eden yığınsal tepkiyi, her yıl hızını kesmeksizin sürdürüyoruz.

            BUGÜN 24 OCAK 1997..

            Uğur Mumcu’nun katledilişinin 4. yıldönümü..

            24 Ocak 1993 günü ülkenin meydanlarına akan yığınsal tepkinin bir bölümü, bugün yine meydanlara akarak, yokluğu her geçen gün daha bir derinden hissedilen Uğur’unu anacak..

            Dört yıl önce “Şeref sözü!” verilmesine karşın, hala bulunamayan katillerinin bir an önce bulunması talebi yine haykırılacak..

            Atatürk Türkiye’sinin ufuklarını karartan faili meçhul(!) cinayetler lekesinin temizlenmesi istenecek..

            Sonra!..

            Yine aynı şey olacak!..

            Atatürk Türkiye’sinde yaşama onurunu sahiplenerek, bugününe ve geleceğine sahip çıkan yüz binlerin yığınsal tepkisi, yasal uyuşturucu çeşitleriyle uyuşturulmuş bir bir halde geçmişe dönük yaşayan milyonların tepkisizlik barikatlarına takılacak.

            Peki, çözüm?..

Çözüm, Anma Günlerinde bir araya gelen ve daha sonra ayrışarak bin parçaya bölünen örgütsellik anlayışının değişmesinde..

Bu örgütsellik anlayışı, sol tavra 12 Eylül 1980 yamasıdır.

Bunu unutmayın!..                               (25 Ocak 1997-Adalet gazetesi)

Mehmet AĞIRGAN

KADIDONDURMA ÇOCUK KÜTÜPHANESİ                                                   

            Kadıdondurma, Meriç İlçe Merkezi’ne 6 km uzaklıkta Meriç Nehri kıyısında bulunan bir köyümüzdür. Değişik tarihlerdeki göçlerle kurulan bu köyümüz, Trakya umum Müfettişliği döneminden bugünlere büyük destekler görmüştür. Özellikle 1937 yılında dağıtılan 1000 dekarlık arazi zamanla köylüyü zirai yönüyle zenginleştirmiştir.1

            Köyde 1973 yılı itibariyle elektrik, içme suyu, okul ve sağlık evi hizmetlerinin bulunduğunu görüyoruz.2 Okul da bir de “Okuma Odası ve Kitaplığı” bulunan köyün, Trakya genelinde yükselen bir çizgisi vardı ki, Mahalli ve Mülki İdare’nin de ilgisini çekiyordu.

            Unesco 1979 yılını dünya genelinde “Çocuk Yılı” ilan edince, TRT de 23 Nisan Çocuk Şenliği’ni düzenleyerek örnek bir etkinliğe öncülük etti. Türkiye ve Dünya genelinde bir çok ülkeden bu şenliğe çocuk gruplarından katılımlar oldu. İlk defa 1979 yılı 23 Nisan Bayramı’nda TRT Uluslararası bir kutlama düzenledi.3

            Türkiye ve Dünya genelinde yapılan bu kutlamalara Edirne Valiliği de o günlerde, Çocuk Hastalıkları Uzmanı rahmetli Dr. Ahmet Zafer’in Başkanlığı’nda kurulan bir komiteyle il genelinde etkinliklere başladı. Toplantılar ve araştırmalar sonunda Kadıdondurma İlkokulu bünyesinde bulunan Okuma Odası’nın, Çocuk Kütüphanesi’ne dönüştürülmesine karar verildi.4

            Kültür Bakanlığı desteği, Edirne Valiliği ve Kültür Müdürlüğü işbirliği’nde kamuoyuna kitap ve malzeme için çağrılar yapılarak kampanyalar açıldı. İl Halk Kütüphanesi’nin kontrolü ve düzenlemesiyle kitap ve malzemeler temin edilerek 1980 yılında “Kadıdondurma Çocuk Kütüphanesi” Edirne’li yetkililerinde hazır bulunduğu bir törenle hizmete girdi. Açılışta İl Halk Kütüphanesi Müdürü olan eşim Özlem Ağırgan’la birlikte yaşadığımız o heyecanlı günü hiç unutamıyorum. Hatta köyün muhtarı olan Nihat Çakır da “Yılın Muhtarı” seçilmişti. O yıllarda Meriç İlçesi Merkezi’nde ve çevre köylerde de kütüphane bulunmadığından,  bölgesel bir hizmet sunan bu kuruluşa 1981 yılı itibariyle bir öğretmen ve hizmetli de atanarak kurumsal bütünlük sağlanmıştı.

            O Yıllardan bugünlere Kadıdondurma Çocuk Kütüphanesi, yaklaşık 30 senedir hizmet veren bir kurum olarak kutsal görevini ve kültürel işlevini halen sürdürmektedir.

Kaynakça:

1)Trakya Dergisi: 1937/12. S:17.

2)Cumhuriyetin 50. Yılında Edirne. 1973 İl Yıllığı. S:78

3)www.Wikipedia.org

4)Edirne Gazetesi:12.3.1979

 






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız: